Necdet Yıldırım

Necdet Yıldırım

       

MEVSİM KIŞ DEĞİL BAŞIMIZDA KAR BORAN


Eskiler dara düştüklerinde akıllarına bir şeyler söyleyerek kızgınlıklarını gidermek isterlerdi.
Ya da başlarına gelenin sebebini ararlardı. Neden, niçin, nasıl kimden gibi.
Bunu çeşitli sözcüklerle ifade ederlerdi.
Adamcağızın beklenmeyen bir biçimde başına bir iş gelir, küçükte olsa bir felaket gelir, gelir gelmeye
de, niçin ve neden bunu hak ettiğini düşünür düşünür.
Bugünlerde ise başımıza yağanlar o kadar çok ki hangisine yetişip sebep sormaya dermanımız kalmaz
neredeyse.
Halk refaha erecek derken bir pandemi cümlemizi iki yıl içeri kilitledi. Kaldıkmı dısdıslak ortada.Fakirin
fukaranın elinde avucunda ne var ne yok bir çırpıda dağılıverdi. Geriye eskimiş Libasları, varsa dört
duvarı, varsa emekli aylığı ya kaldı ya da onlarda küçüldükçe küçüldü.
Sonrasında bir nas çıkıverdi döviz fırladı neyimiz var neyimiz yok varla yok arasında arafa gitti.
Sonumuz belli değilken yetmezmiş gibi, piyasa vurdukça vurdu.
Yakıt aldı başını adeta eşkıya misali kalanını da o aldı sildi süpürdü. Artık arabaya binmek adeta yılda
birkaç kez olan bayram gibi. Fukaranın geliri artık bir şey alacak durumda değil. Alım gücü herkesin
takatini bitirdi.
Bunlar yetmezmiş gibi ağzımızı açarken korkar olduk. Acaba bir şey yazar çizersek başımıza olmaz bir
iş mi gelir derken, Sosyal Medyaya ve basının ağzını toplayacak basın yasası atom gibi meclise geldi.
Şimdilik biraz beklemeye alındı amma,ne zaman yeniden geleceği belirsiz.
Ne diyelim;
Mevsim Kış Değil Başımızda Kar Boran.
Az kaldı!
“Buda gelir buda geçer ağlama”
demiş aşık.26/06/2022.MERSİN